AYDAR GAYLLUNIN /
EUPHORIA ORCHESTRA (2015)
Teypte beni en çok etkileyen müziklerden biri de bantlardan birinin sonunda 4-5 dakikalık bölümünün sıkıştırıldığı çok sesli müziğin, hatta dinlediğimiz müziklerin hepsinin babası, hele ki progressive rock’un olmaz ise olmazı J. S. Bach’tan bir parçaydı. Parçanın Bach’a ait olduğu belliydi yıllar yılı ezberimde idi, ancak nasıl bulacaktım, işim zordu çünkü babam kayda eserin orta yerinden girmiş, eser bitmeden de bant bitmişti. Gecen sene bütün bir gece Bach dinledim, sonunda buldum. “Bach 768”…
Bu eser Bach için bir alfabe olmuştu benim için. Zaten Toccata ve Fug o yıllarda her eve lazım mutfak eşyası gibiydi ama her nasılsa ne annem ne de babam o görkemli girişin herkesin diline pelesenk olmasından mı nedir kaydetmemişlerdi. Alfabeyi çabuk öğrendim. Bach’ı çabuk geçtim.
Tabii ki ruh dünyamda derin izler bıraktı… El ele tutuşup kızıl ağaçların arasında yürüme hayallerime bol bol eşlik etti.