MÜZİKAL FİLM
U.S.R.R. YAPIMI FİLM (KARİNE - GARİNE)
CAROL JANTSCH / MICHAEL HAITHCOCK / UMICH SYMPHONIE BAND
Debussy de tıpkı Ravel gibi bir döneminin fersah fersah üzerine eser vermiş bir besteciydi. Debussy’i ilk kez ciddi olarak 9-10 yaşlarımdayken Gülgün Teyzemin evindeki pikapta dinlemiştim. La Mer beni çok etkilemişti. Hele 3 noktürnden biri “sirenler” ile birlikte dinlediğimde önceleri inanılmaz ürpermiş ve ürkmüştüm. Çünkü o sıralarda başrollerini Richard Widmark ile Sidney Poitier’in oynadığı “The Long Ships” (Uzun Gemiler) filminden de çok etkilenmiştim ve beynimde filmle müziği birleştirdiğimde çok hoşuma gitmeye başladı. Artık teyzeme her gittiğimde Debussy dinliyordum. Prelüde Apre Midi ise sanırım kardeşim Yaprak ile hayatıma girdi. Burada bulduğum kayıt beni etkileyen tüm eserleri bir arada dinleme imkânı sunuyor bizlere…
Debussy plays Debussy… Tarihe tanıklık etmek…
Yıllarca nefret ettiğim topluluk!
Onları melodi fakiri, ses özürlü, sanırdım…
Bugün itibarıyla Jon Lord’u biliyorum…
Onu anlayabiliyorum…
Dr. Jon Lord ve Deep Purple üzerinde çalışacağım…
Aslında Deep Purple, klavyecisi Jon Lord yüzünden sürekli olarak klasik orkestralarla performans vermeye yönelmekteydi. 1969 Royal Albert Hall konseri bunlardan biriydi, belki de dünyada ilkti ancak benim bundan haberim neredeyse 30 yıl sonra oldu. Bu muhteşem olayı ve eseri çok geç fark ettiğim için çok ama çok geç kaldım Deep Purple’ı tanımakta…
Sitemde Deep Purple en çok üzerinde durduğum, en çok vaktimi alan topluluklardan biri oldu.
Ben de sayelerinde yeniden doğdum…