MERT SANDALCI

Mert Sandalcı - Müzikler

MÜZİK > MÜZİKLER

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 02 / ANTONIO CARLOS JOBIM, NEWTON MANDOÇA
DESAFINADO

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI
ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI
VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 03 / ARİF SERDENGEÇTİ
BE NO MORE AFRAID

Şerif Yüzbaşıoğlu’lu yıllar… (1964-1968)

Teyzemin Yüzbaşıoğlu ile evlenmesi özellikle 60’lı yılların bir numaralı pop orkestrasının kurucusu, pek çok şarkının aranjörü, gerçek bir müzik adamının ailemize girmesi demekti.
Şerif esprili, keyifli o dönemde çok popüler bir müzisyendi. Sanat hayatına atıldığında gazetelerde çıkan ilk haberi 3 Mart 1955’te şöyle:
Bu gece Alman Kulübünde (Teutonia, Tünel), soprano Selma Emiroğlu ve bariton Hulki Saner, Schubert, Schumann, Brahms, Verdi, Puccini, Rossini, Mozart’tan parçalar ve Şerif Yüzbaşıoğlu’nun Yunus Emre’nin “Şöyle Garip Bencileyin” beyti üzerine lied tarzındaki eserini seslendirecekler, kendilerine piyanoda Şerif Yüzbaşıoğlu eşlik edecektir…

Şerif 1963’de İstanbul Şehir Orkestrası ile Prokofieff’in Peter ve Kurt’unu (Ali ve Kurt) yönetmiş, bu eserde Genco Erkal’da masalı anlatan kişi olmuştu.

Yüzbaşıoğlu, konservatuvarın orkestra şefliği ve obua bölümünden mezundu, çok değerli bir müzisyendi. Ailemizde en çok Kudret dedemi sever, büyük saygı duyardı. Ben ise son yıllarda yaşanan zorluklardan, ilişkilerden, sıkıntı ve sevinçlerden çok uzaktım.

Şerif’i “şibi” diye çağırırdım, o da garip bir sesle Bağğğııaaağğıııaa diye cevap verirdi. Müthiş bir yemek yeme üstadı idi. Bu konuda çok iddiaya girer hepsinden de anlı ak çıkar, sayısını bilemediğim kadar tavuk, tepsiyle börek vs. bir oturuşta keyifle silip süpürürdü. Bir keresinde bir bayram günüydü sanırım anneannemlerde toplanmıştık. Rumeli Caddesi üzerindeki Cabi Palas’ta yemek yenecekti. Anneannem Cahide Hanım mutfak telaşında içeride bizler de yemek masasının etrafında idik. Sofranın ortasındaki kocaman kristal kâsenin içi çeşit çeşit meyva doluydu. Vefalılığı ve sporculuğu ile gönlümü fetheden annemin dayısı sevgili Mehmet (Ünel) ile Şerif iddiaya tutuştular. Şerif kasedeki tüm meyveleri 5 dakikada bitirirse dayım 5 Lira verecekti. Şerif başladı, elmalar ve armutları 3 ısırıkta bitiyor, her bir meyveyi haklamak 3 saniye sürüyordu. O sırada anneannem içeri girip “ne yapıyorsunuz delirdiniz mi siz” diye bağırarak kâseyi Şerifin önünden alıyor, henüz daha 3-4. meyvede iken Mehmet enişte tamam kabul ediyorum diyerek 5 Lirayı Şerif’e takdim ediyordu…

Bir süre sonra teyzemler Erenköy’deki yazlık apartmanımızdaki boş bir daireye geldiler. İşte o yıl ya da yıllar en muhteşem yazlarımı geçirdim (1963-65). Orkestra çalışmak için ara sıra toplanıyor, herkes bizim evin önünde kulak kesilmiş müzik dinliyor, ünlüler çalıyor, söylüyor, orkestradan bir futbol takımı çıkıyor, mahalleli gençlerle maç yapıyor, Ayla Dikmen, Salim Dündar, Salim Ağırbaş, Ersin Ünlüsoy, Selçuk Ural, Başar Tamer, Nüceyim Fener, Şerif Yüzbaşıoğlu, milli orkestra sahada… Akşam oluyor, hayatımda ilk kez gördüğüm bir elektrikli orgun başına Şerif geçiyor… O günlerde bir başka büyük yetenek Cem Yurtbay daha 12 yaşında orkestraya katılıyor, ilk Adamo şarkılarını o seslendiriyor. Caddebostan Budak Sinemasında konserdeyim, Serif konserin ortasında “şimdi yeğenim Mert için Beatles’dan “Yesterday”i seslendireceğiz diyor… Bir de vazgeçemediğim, hatta dünyadaki sayılı yorumlarından birini hatta en muhteşemini gitarcı Ersin Ünlüsoy’un çaldığı “Guitar Boogie” var ki vurgunum adeta…
Şerif o yıllarda radyoda onbeşte bir yayınlanan eğlence programı yapıyor, Hilton Otelinde çalıyor… Biz radyo başında bekliyor, teybe kayıtlar yapıyoruz… Sünnetimde Erol Büyükburç sünnet olduğum yemek masasının yanında özellikle babamın çok sevdiği “Little Lucy”yi kulağıma söylüyordu. 1967’de Hilton ile anlaşan Şerif Yüzbaşıoğlu’nu burada dinlemek de ayrı bir ayrıcalıktı bizler için…

Teyzem ile Şerif Yüzbaşıoğlu 1968’de ayrıldılar. Şerif’in 60’lı yıllardaki şöhreti ve verimliliği, 70’lerdeki ile kıyaslandığında hayli tartışılabilir. Başka dünyalar… 1967-68 döneminde teyzemle birlikte üzerinde çalıştıkları son eserler, bestesi Şerif’e sözleri Gülgün Kunal’a ait 2 şarkı “Perhaps One Day” ve “Wish” çok beğeniliyor, “Perhaps One Day” Ajda Pekkan tarafından Apollonia Müzik Festivalinde seslendiriliyor, dördüncü oluyordu. Parçaları yıllar sonra 1979’da bir Bulgar prodüksiyonunda Şenay seslendirmişti. Allahtan bu kayıt var da bu iki güzel şarkıyı günümüzde yaşatabiliyoruz.

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 04 / AYLA DİKMEN 01
NON HO LETA

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 05 / AYLA DİKMEN 02
ADESSONO
ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 06 / AYLA DİKMEN 03
ADI ARANMAKTA

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI
ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI
VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 07 / AYLA DİKMEN 04
ADI ARANMAKTA

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI
ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI
VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 08 / AYLA DİKMEN 05
TAMO TAMERO

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI
ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI
VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 09 / AYLA DİKMEN 06
STASERA NO NO NO

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI
ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI
VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 10 / AYLA DİKMEN 07
QUANDO VEDRAİ LA MİA RAGAZZA

1960’LARIN EFSANE ORKESTRASI ŞERİF
YÜZBAŞIOĞLU ORKESTRASI VE 1964-65 KAYITLARI

ŞERİF YÜZBAŞIOĞLU 11 / AYLA DİKMEN 08
ESTA NOCHE / ELSA QUARTA