TEYPTEN AKILDA KALANLAR
Sırada annemin İtalyan müzikleri var:
Annem ile babam evlendikten sonra balayına Akdeniz’e açılmışlardı. Meşhur Ankara gemisi ile… Annemin en çok sevdiği şeydi gemi ile seyahat. 1969 ve 1973’de ben de iki “Avrupa Seyahatine” onlarla birlikte çıkmıştım. Birincisinde yine tarih olan “Akdeniz” diğerinde de daha sonra okul gemisi olan “Transilvanya” ile…
Annemlerin Akdeniz seyahatlerinde yolu her daim İtalya’ya düşüyordu. Annem aslında fanatik bir İtalyan müziği hastası idi. Hani ailede durum nasıldı derseniz, sanırım sadece teyzem farklıydı. O daha çok Fransız’dı… Şimdi bakıyorum da her ikisini de tek bir şarkı ile tarif et deseniz Annem “Roberta” idi, teyzem de “Cherbourg Şemsiyeleri”.
O günü hatırlamıyorum ama (1963 ya da 1964 olmalı) İstanbul’da Peppino Di Capri’nin verdiği konserlerden birine giden babam ve annemin hırkalarını havada çevirerek çılgınca bağırıp, kendilerinden geçtiklerini annemden duymuştum.
Hikâyeye tabii ki “Roberta” ile başlamak gerekir. Ancak ben kronolojik olarak çalıştım.
Benim çocukluğumda bilinen ve takip edilen yegâne müzik yarışması “San Remo” idi… San Remo Festivali 1951 yılında başlamıştı. 1958 yılına kadar yerel müziklerin yer aldığı, gösterişsiz bir organizasyon olarak sesi hiç duyulmadı. 1958’de Dominico Modugno “Nel Blu Dipinto di Blu” ile öyle muazzam bir çıkış yaptı ki… “Volare” adıyla Amerika’da da çok sükse yapan bu şarkı aynı yıl Eurovision şarkı yarışmasında kötü bir Fransız şarkısının arkasında kalmasına rağmen Türkiye’de çok tutuldu. Özellikle babam kolay sözleriyle keyifle okurdu. İlk dinlediğimde pek tutmamama rağmen sonraları bir Domenico Modugno LP’si almış, Modugno’nun ağzından kerpetenle sökülürmüşçesine söylediği İtalyancasıyla dalga geçer olmuştum, ancak sevmiştim de…
Volare önemliydi, çünkü Amerika’da bilinirliğini yıllar boyunca korumuş, klasik olmuştu. 1976’da Plymouth, o yıllarda Amerika için küçük sayılabilecek, ancak bir o kadar da konforlu yeni bir modeli, “Volare”yi piyasaya sürdüğünde 18 yıl önceki bu şarkıyı reklamlarında kullanıyordu…
Modugno, İtalyan müziğini dünyaya sevdiriyordu, 1959 yılı onun bir başka baş yapıtı daha San Remo Festivali birincisi oldu. “Piove”… San Remo’da birinci olan bu şarkı da aynı yıl Eurovision’da İtalya’yı temsil etti ve sonuncu oldu. Çok kötü bir Hollanda şarkısının birinci olduğu yarışma o tarihe dek dünyaya hiçbir şey kazandırmazken Ciao Ciao Bambina, bütün dünya tarafından tanınır, bilinir ve sevilir olmuştu. Ülkemizde de kikirik ayrılıklarla dalga geçilecek olduğunda ya da spor sahalarında bir kupaya elveda dendiğinde, çokça söylenirdi.
Non Ho L’eta ise 1964 yılının Güney Avrupa’sında en büyük olaydı sanırım. San Remo birinciliğinin ardından O yılın Eurovision yarışmasına katılan Gigliola Cinquetti bu şarkıyı okuyana kadar Eurovision gerçekten felaketti. 1956-1963 yılları arasında 8 yıl havanda su dövülmüştü adeta… Bu konu hakikaten incelemeye değer. Şarkı bizde çok tutuldu, yerli orkestraların gözdesi oldu, Şerif Yüzbaşıoğlu şarkının ikinci bölümünü caz olarak yorumlayarak adeta yeni bir yeni şarkı yarattı… Bizim evde de bir numaraydı.
Şimdi bildiğim ve bulabildiğim, benim de sevdiğim o dönemin İtalya’sından şarkıları art arda sıraladım…